Sözcükte Anlam Ders Notu

Sözcükte Anlam Ders Notu

TYT Türkçe Sözcükte Anlam yksnin olmazsa olmaz konularından biridir.

Sözcük, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin, anlamlı en küçük parçasıdır. Sözcükler, temelde bir varlık, kavram ya da eylemi karşılayarak ortaya çık­mıştır. Zamanla, anlam genişlemesi yoluyla bazı söz­cükler değişik anlamlar kazanmıştır. Sözcükler bulun­dukları cümleye göre değişik anlam ve görevler kaza­nır. Şimdi sözcükleri anlam bakımından inceleyelim.

Sözcüklerde Çok Anlamlılık

Sözcükler toplumsal yaşamdaki gelişmeler sonucu zamanla anlam genişlemesine uğrar ve değişik an­lamlar kazanır. Örneğin, aşağıdaki cümlelerde geçen kanat ve yanmak sözcüklerinin, değişik cümlelerde değişik anlamları nasıl kazandığını görelim:

  • Kuş, kanatlarını kısıp yere doğru süzüldü.
  • Uçağın kanatlarından birisinde arıza varmış.
  • O, hep dedesinin kanatları altında yaşadı.

“Kanat” sözcüğü 1. cümlede, kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ; 2. cümlede, bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı yüzey; 3. cümlede, bir kişinin, bir başkasının koruması altında yaşamını sür­dürmesi anlamlarında kullanılmıştır.

  • Trene yetişemezsek yandık!
  • Bütün gün güneşte beklemekten kolları yanmış.
  • Otobüse yetişemezsek biletlerimiz yanar.
  • Dünkü yangında binanın büyük bir kısmı yanmış.
  • Bu yıl sıcaklar erken bastırdı, ürünlerin hepsi yandı.

“Yanmak” sözcüğü 1. cümlede, mahvolmak; 2. cüm­lede, ısı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızar­mak; 3. cümlede, geçersiz olmak; 4. cümlede, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak; 5. cüm­lede, birtakım etkenlerden dolayı işe yaramaz duru­ma gelmek anlamlarında kullanılmıştır.

Bu örneklerde görüldüğü gibi, bir sözcük, farklı cüm­lelerde farklı anlamlar kazanabilir. Sözcüklerin bu farklı anlamları; gerçek, mecaz, yan, terim, somut ve soyut anlam diye adlandırılır.

Gerçek Anlam

Bir sözcüğün, söylendiğinde akla gelen ilk anlamıdır. Buna temel anlam ve sözlük anlamı da denir.

  • Sabahtan beri dişi ağrıyordu.
  • Arabamız yolda arızalanmıştı, yardım beklemiştik. İhtiyarın elinde ağır bir çanta vardı.
  • Çocuklar top oynarken camı kırmışlar.

Yukarıdaki cümlelerde diş sözcüğü, çene kemiklerin­de bulunan çiğnemeye yarayan organlardan her biri; yol sözcüğü, karada insan ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş yürümeye uy­gun yer; ağır sözcüğü, tartıda çok çeken, hafif karşı­tı; kırmak sözcüğü sert bir şeyi vurarak parçalara ayırmak anlamlarında kullanılmıştır. Bu sözcükler, te­mel anlamlarıyla kullanıldığından hepsi gerçek an­lamlıdır.

Mecaz Anlam

Sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır.

  • Bu işin daha kolay bir yolu mutlaka vardır.
  • Babası çok ağır bir işte çalışıyormuş.
  • Yaşadığı son olaylar cesaretini kırmıştı.

Yukarıdaki cümlelerde yol sözcüğü, yöntem; ağır sözcüğü, zor; kırmak sözcüğü azaltmak, yok etmek anlamında kullanılmıştır. Bu sözcükler gerçek anlam­larından uzaklaşarak mecaz anlam kazanmıştır.

Yan Anlam

Şekil ve işlev benzerliğinden dolayı, bir sözcüğün başka bir varlığa ad olarak verilmesidir. Yakıştırma yo­luyla yapılır.

  • masanın gözü
  • uçağın kanadı
  • dağın eteği
  • mağaranın ağzı
  • çarkın dişleri
  • defterin yaprağı

Yukarıdaki örneklerde koyu renkli sözcükler yan anlamıyla kullanılmıştır.

Terim Anlam

Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözlerdir.

sözcükte anlam konu anlatımı  tyt türkçe
terim anlam

Somut Anlam

Duyularımızdan herhangi biriyle algılayabildiğimiz
kavram ve varlıkları karşılayan anlamdır.

ağaç, deniz, kum, rüzgar, ışık, soğuk, elektrik,
yağmur, bulut …

Soyut Anlam

Beş duyumuzdan herhangi biriyle algılayamadığımız; ancak var olduklarını akıl, inanç ve sezgilerimizle ka- bul ettiğimiz kavram ve varlıkları karşılayan anlamdır.

sevgi, aşk, güzellik, ruh, melek, şeytan, rüya, hayal , cesaret , dostluk

Somutlaştırma


Soyut bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla so­mut anlam kazanmasıdır.

  • İstanbul güzel bir şehir.
  • Seher vakti bir güzele vuruldum.

Birinci cümlede soyut olarak kullanılan “güzel” söz­cüğü, ikinci cümlede bir varlığı karşılayarak somut anlamıyla kullanılmıştır.

Soyutlaştırma

Somut bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla so­yut anlam kazanmasıdır.

  • Çocuğun parmağı incinmiş.
  • Bu işte kesinlikle onun parmağı var.

Birinci cümlede somut olarak kullanılan “parmak” sözcüğü, ikinci cümlede “etki, rol” anlamına gelerek, soyut anlamda kullanılmıştır.

Eş Anlam

Aynı kavramı karşılayan farklı sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir.

  • Ayakkabı – kundura
  • Siyah – kara
  • Rehber – kılavuz…

Yukarıdaki sözcükler farklı yazılışlarda olsa da aynı varlık ya da kavramı anlattığından eş anlamlıdır.

Karşıt Anlam

Birbirine karşıt kavramları karşılayan sözcüklere karşıt anlamlı sözcükler denir.
Karşıt anlamlı sözcükler iki zıt noktayı belirtir.

  • Güzel – çirkin
  • Sevmek – nefret etmek
  • Gece – gündüz…

Burada yeri gelmişken, her sözcüğün karşıt anlamlısının olmadığını da belirtelim.
Örneğin “su, aramak, yeşil…” gibi sözcüklerinin karşıt anlamlısı yoktur.

Deyim

Birden fazla sözcükten meydana gelen, sözcüklerden en az birisi mecaz anlamıyla kullanılan söz öbekleridir. Deyimlerin en önemli özelliklerinden biri en az iki sözcükten oluşmalarıdır.
“Dikmek” sözcüğü tek başına deyim olmaz. Deyimi oluşturması için bir başka sözcükle kullanılması gerekir. Örneğin “göz” sözcüğü ile kullanıldığında, “göz dikmek” olur ki, bu sözler deyimdir. Artık “dikmek” sözcüğü gerçek anlamını yitirmiştir.

Deyimlerin önemli özelliklerinden biri de kalıplaşmış sözler olmalarıdır. Deyimi oluşturan sözcüklerden en az biri kendi anlamlarından uzaklaşmıştır.

  • “Dil uzatmak”
  • “Küplere binmek”

Sesteş (Eş Sesli) Sözcükler

  • Yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklere sesteş sözcükler denir.
  • “Su gelir güldür güldür
  • Gel de yâr beni güldür.”
  • Yukarıdaki dizelerde “güldür” sözcükleri yazım bakımından aynı seslerden oluşmuş; ama farklı anlamlarda sözcüklerdir. Sadece yazım bakımından benzeşmiştir. Birinci dizedeki suyun akarken çıkardığı “yansıma ses”; ikinci dizedeki ise “gülmek” eyleminden türetilen “güldürmek” eylemi.
  • “Bu yüz bana yabancı gelmedi.”
  • “Ben her şeyi bilemem ki.”
  • “Bu çay yazın kurur.”cümlelerindeki altı çizili sözcüklerin sesteşi

Dolaylama

Bir sözcüğü birden fazla sözcükle ifade etmeye dolaylama denir. Dolaylamaların temelinde halkın benimsemesi vardır.Örneğin bizler nasıl oluştuğuna pek bakmadan “aslan” için “ormanların kralı” deriz. Çünkü insanlar arasında bu, öyle benimsenmiş, kabulgörmüştür.

  • Kaleci: File bekçisi
  • Turizm: Bacasız sanayi
  • Kömür: Kara elmas…

Yansıma Sözcükler


Doğada duyulan seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere yansıma denir.

“Suyun şırıltısı insanı dinlendirir.”
“Kedinin acı miyavlaması ile uyandım.”
“Şu cızırtıyı durdurun artık.” cümlelerindeki altı çizil sözcükler birer yansımadır. Çünkü bu sesleri biz doğada duyuyoruz.

İkileme


Sözün anlamını pekiştirmek, onu zenginleştirmek ya da değişik anlam ilgileri oluşturmak için iki sözün bir araya getirilmesiyle oluşan söz öbeklerine ikileme denir.

İkilemeler aynı sözcüğün tekrarıyla, yakın anlamlı sözcüklerin tekrarıyla, karşıt anlamlı
sözcüklerin tekrarıyla, biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle yapılabilir.


“Adam acı acı güldü.” cümlesinde ikileme aynı sözcüğün tekrarı ile,
“Yalan yanlış sözlerle bizi oyalamışlardı.” cümlesinde yakın anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması ile,
“Gece gündüz çalışıyordu.” cümlesinde karşıt anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması ile,
“Lütfen saçma sapan konuşma.” cümlesinde ikileme biri anlamlı, biri anlamsız sözcüklerin birlikte kullanılması ile oluşmuştur.

Ad Aktarması

Benzetme ilgisi kurmadan bir sözün, başka bir sözün yerine kullanılmasına ad aktarması
denir.
“Seni şirketten aradılar.” cümlesinde “şirket” sözcüğünde ad aktarması vardır. Burada şirkette görevli birinin, örneğin sekreterin araması söz konusudur. Ama cümlede “şirketten” sözü ile genel söylenip, özel anlam anlatılmak istenmiştir.
“Ben ortaokulda Akif’i çok okudum.” cümlesinde “Akif” sözü ile Mehmet Akif’in
şiirleri kastedilmiştir.
“Öğretmen içeri girince sınıf ayağa kalktı.” cümlesinde “sınıf” sözcüğünde ad aktarması vardır. Bu cümlede “sınıf” ile anlatılmak istenen “öğrenciler”dir. Dış söylenerek iç kastedilmiştir.
“Batı teknolojide bizden ileridir.”
“Türkiye sizinle gurur duyuyor.”
“Soba yanınca oda ısındı.”
cümlelerindeki altı çizili sözcüklerde ad aktarması söz konusudur.

Bir sonraki konu Cümlede Anlam yakın zamanda YKS bölümüne eklenecektir.

Mezuna kalan öğrenciler için 6 adımda evde ders çalışma tavsiyeleri